karşılaştırmak - Türkisch Englisch Wörterbuch

karşılaştırmak

Bedeutungen von dem Begriff "karşılaştırmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 34 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
karşılaştırmak compare v.
The best way of illustrating the extent of the reform is to compare current policy with future policy.
Reformun kapsamını göstermenin en iyi yolu, mevcut politika ile gelecekteki politikayı karşılaştırmaktır.

More Sentences
General
karşılaştırmak compare v.
We shall ask the services to compare the versions and to take account of your comments.
Servislerden sürümleri karşılaştırmalarını ve yorumlarınızı dikkate almalarını isteyeceğiz.

More Sentences
karşılaştırmak compare with v.
America's attitude towards North Korea is a model of caution compared with her stance towards Iraq.
Amerika'nın Kuzey Kore'ye yönelik tutumu, Irak'a yönelik tutumuyla karşılaştırıldığında bir ihtiyat örneğidir.

More Sentences
Law
karşılaştırmak compare v.
This must not be compared to male circumcision, where this practice has been adopted in some Member States.
Bu uygulama, bazı Üye Devletlerde benimsenmiş olan erkek sünneti ile karşılaştırılmamalıdır.

More Sentences
Common Usage
karşılaştırmak contrast v.
General
karşılaştırmak hold a candle to v.
karşılaştırmak balance v.
karşılaştırmak draw a parallel between v.
karşılaştırmak check against v.
karşılaştırmak match against v.
karşılaştırmak match v.
karşılaştırmak measure v.
karşılaştırmak check v.
karşılaştırmak crosscheck v.
karşılaştırmak class with v.
karşılaştırmak confront with v.
karşılaştırmak set against v.
karşılaştırmak parallel v.
karşılaştırmak oppose v.
karşılaştırmak confront v.
karşılaştırmak bench marking v.
karşılaştırmak contrast v.
karşılaştırmak confront somebody with v.
karşılaştırmak collate v.
karşılaştırmak liken v.
karşılaştırmak paragon v.
Phrasals
karşılaştırmak stack up v.
karşılaştırmak set up against v.
Technical
karşılaştırmak align v.
Chemistry
karşılaştırmak process v.
Biology
karşılaştırmak contrast v.
Linguistics
karşılaştırmak similize v.
karşılaştırmak similise v.
Archaic
karşılaştırmak peer v.

Bedeutungen, die der Begriff "karşılaştırmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 50 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
(aradaki farkı göstermek üzere) karşılaştırmak contrast v.
Here I believe we must break with the reasoning that contrasts the countries on the inside with those on the outside.
Burada, içerideki ülkeleri dışarıdakilerle karşılaştıran mantığı kırmamız gerektiğine inanıyorum.

More Sentences
karar vermeye çalışırken bir şeyi başka bir şeyle karşılaştırmak weigh one thing against another v.
ile karşılaştırmak parallel v.
(yazı) karşılaştırmak collate v.
karşılaştırmak için yan yana koymak juxtapose v.
birbiriyle karşılaştırmak compare with each other v.
hesaptaki gelir ve gider durumunu karşılaştırmak strike a balance v.
Phrasals
(bir şeyi bir şey) ile karşılaştırmak collate (something) with (something) v.
iki şeyi yan yana koyup karşılaştırmak collate (something) with (something) v.
bir şeyi bir şeyle karşılaştırmak collate something with something v.
iki şeyi yan yana koyup karşılaştırmak collate something with something v.
birisini birisiyle mukayese etmek/karşılaştırmak contrast someone with someone v.
birbiriyle kıyaslamak/karşılaştırmak measure someone against someone else v.
birisini birisiyle mukayese etmek/karşılaştırmak contrast someone to someone v.
(iki şeyi/kişiyi) yan yana koyup karşılaştırmak juxtapose (someone or something) with (someone or something else) v.
(birini/bir şeyi/kendini biriyle veya bir şeyle) karşılaştırmak set (someone, something, or oneself) up against (someone or something) v.
(olumlu ve olumsuz özelliği) karşılaştırmak balance (something) against (something else) v.
(birini/bir şeyi başka biriyle/bir şeyle) yan yana koyup karşılaştırmak juxtapose (someone or something) to (someone or something else) v.
birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle yan yana koyup karşılaştırmak juxtapose someone or something to someone or something v.
tesadüfen bir araya getirmek/karşılaştırmak push together v.
şans eseri birleştirmek/karşılaştırmak push together v.
ile değerini karşılaştırmak balance against v.
ile karşılaştırmak collate with v.
ile yan yana koyup karşılaştırmak collate with v.
(birini/bir şeyi başka biriyle/bir şeyle) karşılaştırmak contrast (someone or something) to (someone or something else) v.
(birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle) karşılaştırmak contrast (someone or something) with (someone or something) v.
(bir şeyle) karşılaştırmak contrast to (something) v.
ile yan yana koyup karşılaştırmak juxtapose to v.
(birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle) karşılaştırmak match (someone or something) (up) with (someone or something else) v.
(birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle) karşılaştırmak match (someone or something) against (someone or something else) v.
(birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle) karşılaştırmak match up (someone or something) with (someone or something else) v.
ile karşılaştırmak match with v.
(birini/bir şeyi birbiriyle/bir şeyle) karşılaştırmak measure (someone or something) (up) against (someone or something else) v.
(birinin/bir şeyin biriyle/bir şeyle) ölçüsünü karşılaştırmak measure (someone or something) (up) against (someone or something else) v.
ile karşılaştırmak measure against v.
ile ölçüsünü karşılaştırmak measure against v.
ile karşılaştırmak measure up against v.
ile ölçüsünü karşılaştırmak measure up against v.
(biriyle/bir şeyle birini/bir şeyi) karşılaştırmak weigh against (someone or something) v.
Colloquial
benzetmek/karşılaştırmak gibi olmasın not to make a comparison expr.
Idioms
(biriyle bir başkasını) karşılaştırmak mention (someone or something) in the same breath v.
elmayla armudu karşılaştırmak mix apples and oranges v.
iki zıt/alakasız şeyi karşılaştırmak mix apples and oranges v.
elmayla armudu karşılaştırmak gibi like comparing apples and oranges expr.
Speaking
benzetmek/ karşılaştırmak gibi olması I don't mean to make a comparison expr.
benzetmek/ karşılaştırmak gibi olması I don't intend to make a comparison expr.
Technical
sınırlar arasında karşılaştırmak compare between limits v.
Computer
sınırlar arasında karşılaştırmak compare between limits v.
(verileri) karşılaştırmak run v.
iki dosya veya nesneyi karşılaştırmak diff v.