move on - Turco Inglés Diccionario

move on

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "move on" en diccionario turco inglés : 7 resultado(s)

Inglés Turco
General
move on v. ilerlemek
However, employment legislation and the world have moved on since 1911.
Bununla birlikte, istihdam mevzuatı ve dünya 1911'den bu yana ilerleme kaydetmiştir.

More Sentences
move on v. değiştirmek
Now, the debate has in actual fact moved on and altered its focus in many places in Europe.
Şu anda Avrupa'nın pek çok yerinde tartışma fiilen devam etmekte ve odak noktasını değiştirmiş bulunmaktadır.

More Sentences
move on v. yola devam etmek
Nevertheless, we recognise that sections of Iranian society are trying to move on.
Bununla birlikte, İran toplumunun bazı kesimlerinin yollarına devam etmeye çalıştıklarının farkındayız.

More Sentences
Phrasals
move on v. hayatına devam etmek
You need to move on.
Hayatına devam etmelisin.

More Sentences
General
move on v. ileri gitmek
move on v. yenilemek
Phrasals
move on v. yaşamına devam etmek

Significados de "move on" con otros términos en diccionario inglés turco: 61 resultado(s)

Inglés Turco
General
be always on the move v. leyleği havada görmek
move in on somebody v. abayı sermek
move on to the next step v. bir sonraki adıma geçmek
be on the move v. hareket halinde olmak
on the move adv. hareket halinde
on the move adv. seyyar
on the move adv. ilerlemekte
Phrasals
move in on v. bir yere dadanmak/bir yerin kontrolünü eline geçirmek
move in on (someone or something) v. (birine/bir şeye) doğru yaklaşmak
move in on (someone or something) v. (birine/bir şeye) doğru yürümek
move on someone v. birine yürümek
move on someone v. birine asılmak
move on someone v. birine musallat olmak
move on someone v. birini tavlamaya çalışmak
move on someone v. birini baştan çıkarmaya çalışmak
Phrases
target is on the move expr. hedef hareket halinde
target is on the move expr. hedef hareket ediyor
Colloquial
make a move on someone v. birine yürümek (birine asılmak/yazılmak)
on the move expr. hareket halinde
on the move expr. seyahat halinde
Idioms
get a move on v. acele etmek
put a move on someone v. birini sıkıştırmak
get a move on v. başlamak
make a move on v. birine yazılmak/asılmak
get a move on v. çabuk olmak
get a move on v. elini çabuk tutmak
get a move on v. hızlanmak
get a move on v. paçası tutuşmak
move (the) deckchairs on the titanic [uk] v. kısa ömürlü ve yarar getirmeyecek olmak
make a move on (one) v. (birine) yürümek
make a move on (one) v. (birine) asılmak/yazılmak
make a move on (one) v. (birine) yazmak
make a move on somebody v. birine yürümek
make a move on somebody v. birine asılmak/yazılmak
make a move on somebody v. birine yazmak
make a move on somebody v. (yarışta) önündekini geçmeye çalışmak
make a move on somebody v. (yarışta) birinin önüne geçmeye çalışmak
make a move on somebody v. (yarışta) birini geçmeye çalışmak
make a move on v. sırnaşmak (cinsel anlamda)
make a move on v. asılmak
make a move on v. yazmak
Speaking
get a move on expr. acele et
get a move on expr. çabuk ol
get a move on expr. elini çabuk tut
we should get a move on expr. elimizi çabuk tutmalıyız
let's move on expr. hadi devam edelim
let's move on expr. hadi bu konuyu geçelim
Computer
on mouse move expr. fare taşındığında
Social Sciences
people on the move n. hareket halindeki insanlar
people on the move n. yer değiştiren insanlar
Football
be on the move v. yuvadan uçuyor olmak
be on the move v. yolcu olmak
Slang
make a move on someone v. birine asılmak
fuck it, shit happens, move on expr. boş ver, olur böyle şeyler, yoluna devam et
fuck it, shit happens, move on expr. siktir et, olur böyle şeyler, sen yoluna devam et
fuck it, shit happens, move on expr. siktir et olur böyle şeyler, takma kafana
fuck it, shit happens, move on expr. boş ver takma kafana
fuck it, shit happens, move on expr. siktir et kendi yoluna bak
fuck it, shit happens, move on expr. siktir et ve kendi yoluna devam et
British Slang
make a move on someone v. birine asılmak
make a move on someone v. birine yazmak