topic - Turc Anglais Dictionnaire

topic

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "topic" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 16 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
topic n. konu
The gentlemen of the Presidency were present for the previous topic.
Bir önceki konu için Sayın Cumhurbaşkanlığı yetkilileri hazır bulundular.

More Sentences
topic n. başlık
It's not a suitable topic for discussion.
Tartışma için uygun bir başlık değil.

More Sentences
General
topic n. tema
You don't have to come up with an unusual topic for your speech.
Konuşmanız için sıradışı bir tema bulmanız şart değil.

More Sentences
topic n. mevzu
We discussed a wide range of topics.
Çok çeşitli mevzuları ele aldık.

More Sentences
topic n. konu
The Committee on Fisheries will be dealing with this topic in detail next week, and I have undertaken to attend.
Balıkçılık Komitesi önümüzdeki hafta bu konuyu ayrıntılı olarak ele alacak ve ben de katılmayı taahhüt ettim.

More Sentences
topic n. bahis
topic n. söz konusu
topic n. mesele
Medical
topic adj. topik
Linguistics
topic n. genellikle önceki söylem veya ortak yaşantıdan bilgi veren, cümlenin geri kalanının atıfta bulunduğu kelime
topic n. izlek
topic n. etkilenen
topic n. öznelik
Philosophy
topic n. açıklayıcı akıl yürütmeden ayırt edilen genel argüman
topic n. sebep
topic n. değerlendirme

Sens de "topic" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 79 résultat(s)

Anglais Turc
General
main topic n. ana konu
The issue of Turkey came to be one of the main topics in Copenhagen.
Türkiye konusu Kopenhag'daki ana konulardan biri haline geldi.

More Sentences
topic of discussion n. tartışma konusu
The need for broad public debate has often been a topic of discussion in this House.
Geniş çaplı bir kamuoyu tartışmasına duyulan ihtiyaç bu Meclis'te sık sık tartışma konusu olmuştur.

More Sentences
topic of debate n. tartışma konusu
Whatever one may think about the topic of debate, it is evident that it is an important one.
Tartışma konusu hakkında ne düşünülürse düşünülsün, bunun önemli bir konu olduğu açıktır.

More Sentences
on this topic adv. bu konuda
I am also expecting the campaign on this topic in the year 2002 to provide a boost for it.
Ayrıca 2002 yılında bu konuda yapılacak kampanyanın da bu konuya ivme kazandırmasını bekliyorum.

More Sentences
Computer
choose a topic expr. bir konu seçin
Have you chosen a topic?
Bir konu seçtiniz mi?

More Sentences
General
topic sentence n. konu cümlesi
central topic n. ana fikir
agenda topic n. gündem maddesi
agenda topic n. gündem konusu
main topic n. ana başlık
major topic n. ana başlık
topic of homework n. ödev konusu
essence of the topic n. mevzunun mahiyeti
topic knowledge n. konu bilgisi
legal dimension of the topic n. konunun yasal boyutu
hot topic n. sıcak gündem maddesi
dark topic n. karanlık konu
gossip topic n. dedikodu başlığı
gossip topic n. dedikodu malzemesi
topic/subject of your article n. makalenizin konusu
specific topic n. özel konu
specific topic n. belirli konu
controversial topic n. tartışmalı konu
topic [obsolete] n. çok çeşitli konulara birden uyabilen tartışma şekli
topic [obsolete] n. basmakalıp argüman/hitabet
niche topic n. az kişinin bildiği/ilgilendiği konu
constantly make something the main topic of conversation v. aynı şeyi durmadan ve her yerde tekrarlamak
be no longer the main topic of conversation v. gündemden düşmek
become a highly controversial topic v. tartışılır hale gelmek
become the main topic of conversation v. gündeme gelmek
become a highly controversial topic v. son derece tartışmalı bir konu halini almak
open a topic v. konu açmak
start a topic v. konu açmak
get the teacher off topic v. öğretmeni konudan saptırmak
get the teacher off topic v. öğretmeni konudan uzaklaştırmak
stay quiet on the topic v. konu hakkında sessiz kalmak
drift away from the topic v. konudan sapmak
wander away from the topic v. konudan sapmak
stray away from the topic v. konudan sapmak
summarize/recap/conclude the topic v. konuyu bağlamak
summarize/recap/conclude the topic v. konuyu toparlamak
raise the topic v. konuyu gündeme getirmek
jump from topic to topic v. konudan konuya atlamak
off topic adj. konu dışı
off-topic adj. konu harici
off-topic adj. konu dışı
about this subject/topic adv. bu konuda
Speaking
you've said enough on this topic expr. bu konuda yeterince konuştun
another subject/topic expr. diğer bir konu
Politics
topic subjects n. önemli konular
topic subjects n. önemli maddeler
Computer
reminder topic n. anımsatıcı konusu
trending topic (tt) n. hakkında en çok konuşulan konu (twitter'da tt)
topic information n. konu bilgisi
topic file n. konu dosyası
topic, place and people n. konu, yer ve kişiler
topic name n. konu adı
topic id n. konu no
topic number n. konu numarası
topic title n. konu başlığı
topic id n. konu kimliği
selected topic n. seçili başlık
chat room topic n. söyleşi odası konusu
display topic expr. başlığı göster
print topic expr. konu yazdır
print topic expr. konuyu yazdır
view help topic expr. yardım konusunu görüntüle
select help topic expr. yardım konusunu seçin
Education
project topic n. proje konusu
exam topic examination subject n. sınav konusu
examination topic n. sınav konusu
cover a topic/subject v. ders anlatmak
lecture on a topic/subject v. ders anlatmak
lecture on a topic/subject v. konu anlatmak
cover a topic/subject v. konu anlatmak
Linguistics
topic oriented elaborated code n. konu yönelimli geniş düzenek
topic sentence n. konu tümcesi
topic-comment n. öznelik-yüklemlik
Geology
main topic n. anabaşlık