etki yaratan - Turkish English Dictionary

etki yaratan

Meanings of "etki yaratan" in English Turkish Dictionary : 6 result(s)

Turkish English
General
etki yaratan effective adj.
We need more effective sanctions which will have the right impact.
Doğru etkiyi yaratacak daha etkili yaptırımlara ihtiyacımız var.

More Sentences
etki yaratan influxious [obsolete] adj.
etki yaratan influxive adj.
etki yaratan infusive adj.
Archaic
etki yaratan influencive adj.
etki yaratan influent adj.

Meanings of "etki yaratan" with other terms in English Turkish Dictionary : 28 result(s)

Turkish English
General
etki yaratan kimse luminary n.
etki yaratan şey influence n.
etki yaratan kimse influential n.
etki yaratan kimse panjandrum n.
büyük etki yaratan high-power adj.
büyük etki yaratan high-powered adj.
astral etki yaratan influent adj.
yıldızsal etki yaratan influent adj.
Idioms
amaçlananın tam tersi etki yaratan eylem ya da tedbir catch-22 n.
bir araya geldiğinde görünür bir etki/avantaj yaratan istatistiksel unsurlar weight of numbers n.
bir arada değerlendirildiğinde görünür bir avantaj/etki yaratan istatistiksel unsurlar weight of numbers n.
üç farklı durumun/unsurun büyük etki yaratan birleşimi triple whammy n.
Trade/Economic
çifte etki yaratan sigorta poliçesi dual trigger contract n.
katlamalı etki yaratan sigorta poliçesi dual trigger contract n.
Textile
dokuma kumaş benzeri etki yaratan bir tür dikiş wholestitch n.
dökümlü tarzıyla etki yaratan drapey adj.
Furniture
hafifçe ovarak mobilya üzerinde gölgeli etki yaratan kimse duller n.
Medical
hastalar üzerinde olumsuz etki yaratan hastane koşulları hospitalism n.
sempatik sinir sistemini taklit eden fizyolojik etki yaratan sympathomimetic adj.
Psychology
zıt etki veya ilgi kaybı yaratan uyarım negative stimulation n.
Pharmaceutics
psikotik durumları tedavisinde sakinleştirici bir etki yaratan ilaç neuroleptic agent n.
Biology
bir arada bulunduklarında ayrıyken gösterdikleri etkiden bambaşka etki yaratan birkaç genden her biri complementary factor n.
heterozigot olduğunda farklı etki yaratan bir gen türü semidominant n.
Biochemistry
toksik ve karsinojenik etki yaratan ve sikadlarda bulunan bir glikozit cycasin n.
Astrology
(burç) şanslı etki yaratan fortunate adj.
Philosophy
doğrudan etki yaratan efficient adj.
Archaic
zihinde güçlü bir etki yaratan sensible adj.
Slang
davranış, stil, tutum veya farklı bir konuda etki yaratan kimse poser n.