buyer - Turco Inglés Diccionario

buyer

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "buyer" en diccionario turco inglés : 13 resultado(s)

Inglés Turco
General
buyer n. müşteri
Most home buyers have very little imagination.
Çoğu ev müşterisinin çok az hayal gücü vardır.

More Sentences
buyer n. alıcı
That way we can be sure there will be enough sellers and buyers in the market.
Bu şekilde piyasada yeterince satıcı ve alıcı olacağından emin olabiliriz.

More Sentences
Trade/Economic
buyer n. alıcı
In the United States there is only one buyer of arms and that is the Pentagon.
Amerika Birleşik Devletleri'nde tek bir silah alıcısı vardır ve o da Pentagon'dur.

More Sentences
buyer n. müşteri
I hope I can find a buyer for this.
Umarım bunun için bir müşteri bulabilirim.

More Sentences
Law
buyer n. alıcı
These days, outrageous packaging is a form of advertising in order to entice buyers.
Bugünlerde, alıcıları cezbetmek için çirkin ambalajlar bir tür reklam aracı olarak kullanılıyor.

More Sentences
General
buyer n. satın almacı
buyer n. alan
Trade/Economic
buyer n. alıcı firma
buyer n. malı satın alan
buyer n. satın alan kişi
buyer n. satın alan
buyer n. satın alıcı
buyer n. mübayaacı

Significados de "buyer" con otros términos en diccionario inglés turco: 66 resultado(s)

Inglés Turco
General
find a buyer v. bir alıcı bulmak
They still haven't found a buyer for that house.
Bu eve hâlâ bir alıcı bulmadılar.

More Sentences
Trade/Economic
potential buyer n. potansiyel alıcı
I met another potential buyer for our house.
Evimiz için başka bir potansiyel alıcıyla tanıştım.

More Sentences
General
aggressive buyer n. agresif alıcı
end buyer n. son alıcı
buyer-up n. istifçi
fashion buyer n. moda alıcısı
fashion buyer n. moda olan şeyleri alan kimse
home buyer n. ev alan kimse
Phrases
let the buyer beware expr. alıcı dikkatli olsun
let the buyer beware expr. (kazıklanma ile ilgili) sorumluluk alıcıda
Colloquial
a real motivated buyer n. çok istekli bir alıcı
first-time buyer n. ilk müşteri
first-time buyer n. ilk alıcı
Idioms
willing buyer willing seller n. alan razı satan razı
willing buyer willing seller n. alan memnun satan memnun
Trade/Economic
institutional buyer n. alıcı müessese
buyer indemnified parties n. alıcı tazminat tarafları
buyer required approvals n. alıcı gerekli onayları
buyer plans n. alıcı planları
buyer disclosure schedule n. alıcı bildirim takvimi
prospective buyer n. beklenen müşteri
big buyer n. büyük alıcı
let the buyer beware n. bir mal satılırken kusurunu satıcının belirtmesi yerine alıcının fark etmesi yoksa satışın kesinleştiği kuralı
buyer beware n. bir mal satılırken kusurunu satıcının belirtmesi yerine alıcının fark etmesi yoksa satışın kesinleştiği kuralı
impulse buyer n. birden görerek satın alan
transient buyer n. gelip geçici alıcı
actual buyer n. gerçek alıcı
import buyer n. ithalatçı adına dışarıdan mal satmaları
resident buyer n. komisyon karşılığında büyük mağazalar için ürün satın alan komisyoncu
protection buyer n. koruma alıcısı
marginal buyer n. marjinal alıcı
marginal buyer n. marjinal müşteri
prospect buyer n. muhtemel alıcı
buyer turnover n. müşteri devir oranı
prospective buyer n. muhtemel alıcı
(buyer/purchaser) of an option n. opsiyon alıcısı
final buyer n. nihai alıcı
option buyer n. opsiyon sözleşmesi (alış veya satış sözleşmesi) satın alan
ultimate buyer n. nihai alıcı
potential buyer n. potansiyel müşteri
last buyer n. son alıcı
wholesale buyer n. toptan satın alıcı
single buyer market n. tek alıcılı market
single buyer market n. tek alıcılı pazar
single buyer market n. tek alıcılı piyasa
quantity buyer n. toptancı
wholesale buyer n. toptan alıcı
third-party buyer n. üçüncü taraf alıcı
third-party divesting buyer n. üçüncü taraf elden çıkaran alıcı
buyer turnover n. yeni alıcıların piyasaya girme sıklığı
resident buyer n. yerleşik ürün tedarikçisi
first-time buyer n. ilk kez ev alan kimse
find buyer v. alıcı bulmak
buyer pays expr. alıcı öder
let the buyer aware expr. alıcı dikkatli olsun
buyer beware expr. alıcı sakınsın
let the buyer beware expr. alıcı sakınsın
let the buyer beware expr. tüm risk alıcıya ait olmak üzere
buyer beware expr. tüm risk alıcıya ait olmak üzere
let the buyer aware expr. tüm risk alıcıya ait olmak üzere
Law
rights of buyer n. alıcının hakları
defects known by buyer n. alıcının bildiği ayıplar
default of buyer n. alıcının temerrüdü
Advertising
time buyer n. reklam ajansının müşterilere yayın seçip düzenlemesi için işe aldığı kimse
Computer
buyer is not selected expr. alıcı seçilmemiş
Marine Biology
buyer up n. madrabaz