collapses - Türkçe İngilizce Sözlük

collapses

"collapses" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 71 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
collapse i. çöküş
There was an inexplicable collapse in gold prices.
Altın fiyatlarında açıklanamayan bir çöküş yaşandı.

More Sentences
collapse f. yığılmak
As soon as he gets home he collapses on the settee and watches football on TV.
Eve gelir gelmez kanepeye yığılır ve televizyonda futbol izler.

More Sentences
collapse f. çökmek
The website collapsed as soon as the sales started.
Satışlar başlar başlamaz internet sitesi çöktü.

More Sentences
General
collapse i. yıkılma
The heaven and earth shook, followed by a collapsing sound.
Yer ve gök sarsıldı, ardından bir yıkılma sesi duyuldu.

More Sentences
collapse i. çökme
The building collapsed seconds after the dynamite went off.
Dinamit patladıktan saniyeler sonra bina çöktü.

More Sentences
collapse i. arızalanma
We are experiencing a system collapse - please try again later.
Sistemimizde bir arızalanma mevcuttur; lütfen daha sonra tekrar deneyin.

More Sentences
collapse i. baygınlık
Our teacher suffered a collapse this morning, but she is well now.
Öğretmenimiz bu sabah baygınlık geçirmişti ama şimdi durumu iyi.

More Sentences
collapse f. düşmek
This led to the collapse of cost prices and a rise in retail price.
Bu durum maliyet fiyatlarının düşmesine ve perakende fiyatlarının artmasına yol açmıştır.

More Sentences
collapse f. yıkılmak
A lot of buildings collapsed in Japan due to the earthquake yesterday.
Dün Japonya'da bir sürü bina deprem dolayısıyla yıkıldı.

More Sentences
collapse f. katlanmak
All four sides of this camp table collapse, so it can fit in your car.
Bu kamp masasının dört tarafı da katlanabiliyor, bu sayede arabanıza sığabilir.

More Sentences
collapse f. yere yığılmak
She suddenly fainted, but I managed to hold her before she collapsed.
Aniden bayıldı ama yere yığılmadan önce onu tutmayı başardım.

More Sentences
collapse f. (fiyat) düşmek
The price of rice collapsed from excess supply.
Pirinç fiyatı arz fazlası nedeniyle düştü.

More Sentences
Trade/Economic
collapse f. çökmek
The website collapsed as soon as the sales started.
Satışlar başlar başlamaz internet sitesi çöktü.

More Sentences
Politics
collapse f. yıkılmak
A lot of buildings collapsed in Japan due to the earthquake yesterday.
Dün Japonya'da bir sürü bina deprem dolayısıyla yıkıldı.

More Sentences
Technical
collapse i. çökme
The building collapsed seconds after the dynamite went off.
Dinamit patladıktan saniyeler sonra bina çöktü.

More Sentences
Construction
collapse i. çökme
The building collapsed seconds after the dynamite went off.
Dinamit patladıktan saniyeler sonra bina çöktü.

More Sentences
Medical
collapse i. yıkılma
The heaven and earth shook, followed by a collapsing sound.
Yer ve gök sarsıldı, ardından bir yıkılma sesi duyuldu.

More Sentences
Psychology
collapse i. çöküş
There was an inexplicable collapse in gold prices.
Altın fiyatlarında açıklanamayan bir çöküş yaşandı.

More Sentences
Food Engineering
collapse i. bayılma
Tom looked like he was going to collapse.
Tom bayılacak gibi görünüyordu.

More Sentences
collapse i. çökme
The building collapsed seconds after the dynamite went off.
Dinamit patladıktan saniyeler sonra bina çöktü.

More Sentences
Common Usage
collapse i. çöküntü
General
collapse i. düşüş
collapse i. izmihlal
collapse i. suya düşme
collapse i. bunalım
collapse i. yığılma
collapse i. çökkünlük
collapse i. başarısızlık
collapse i. yıkılış
collapse i. yığma
collapse i. kollaps
collapse i. göçme
collapse i. kolaps
collapse f. portatif olmak
collapse f. göçertmek
collapse f. bir sonuca bağlanmadan dağılmak
collapse f. suya düşmek (proje/plan)
collapse f. cesaretini kaybetmek
collapse f. bozulmak
collapse f. suya düşmek
collapse f. sönmek (balon)
collapse f. göçmek
collapse f. cesaretini yitirmek
collapse f. açılır kapanır olmak (iskemle/masa)
collapse f. başarısız olmak
collapse f. göçürmek
collapse f. çökertmek
collapse f. yıkmak
collapse f. çöktürmek
collapse f. katlamak
collapse f. güçten düşmek
collapse f. sinirsel çöküntü yaşamak
collapse f. sinir krizi geçirmek
Trade/Economic
collapse f. büyük başarısızlığa uğramak
collapse f. birdenbire düşmek
Technical
collapse i. arıza veya bozulma
collapse i. göçme
collapse i. içe yıkılma
collapse f. ani olarak bozulmak
collapse f. kapatmak
Computer
collapse i. çökertme
collapse f. daraltmak
collapse expr. daralt
collapse expr. seviye daralt
Informatics
collapse f. daraltmak
collapse f. katlamak
Automotive
collapse i. yıkma
Medical
collapse i. göçme
collapse i. kollapsus
Marine Biology
collapse i. çökme göçme
collapse i. çöküm

"collapses" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 106 sonuç

İngilizce Türkçe
Phrasals
collapse into f. (bir şeyin içine) çökmek
Tom collapsed into his chair.
Tom koltuğuna çöktü.

More Sentences
collapse into (something) f. (bir şeye/bir şeyin içine) yığılmak
Linda collapsed into Dan's arms.
Linda Dan'in kollarına yığıldı.

More Sentences
collapse under f. çökmek
Is it condemned to collapse under the current system of liberal globalisation?
Mevcut liberal küreselleşme sistemi altında çökmeye mahkum mu?

More Sentences
Trade/Economic
economic collapse i. ekonomik çöküş
The economic collapse in Zimbabwe is pulling down neighbouring countries.
Zimbabve'deki ekonomik çöküş komşu ülkeleri de aşağı çekiyor.

More Sentences
General
business collapse i. şirketin batması
percentage of total collapse i. toplam çökme oranı
collapse period i. çöküş süreci
collapse of public order i. kamu düzeninin çökmesi
collapse of i. -in çökmesi
moral collapse i. ahlaki çöküş
collapse of law i. hukuğun çöküşü
collapse from tiredness f. apışmak
collapse from exhaustion f. bitkin düşmek
cause to collapse f. çökertmek
not to collapse f. dimdik ayakta durmak
(someone's world) collapse around him/her f. dünyayı başına yıkmak
roof collapse f. çatı çökmek
collapse in a heap f. yığılıp kalmak
collapse like a paper castle f. kağıttan kale gibi çökmek
collapse in sobs f. hıçkırıklara boğulmak
Phrasals
collapse under someone or something f. birinin ya da bir şeyin etkisiyle çökmek
collapse under someone or something f. göçmek
collapse under someone or something f. inmek
collapse under someone or something f. yere yığılmak
collapse into f. içine yıkılmak
collapse into f. (üzüntü vb gibi) bir şeyin içine düşmek
collapse into (something) f. (bir şeye/bir şeyin için) düşmek
collapse into (something) f. (bir şeye/bir şeyin içine) kendini atmak
collapse into (something) f. (bir şeye/bir şeyin içine) yıkılmak
collapse into (something) f. (bir şeyin içine) çökmek
collapse into (something) f. (psikolojik olarak olumsuz bir duruma) girmek/düşmek
collapse into (something) f. (depresyona , umutsuzluğa) girmek
collapse under f. göçmek
collapse under f. yığılmak
Phrases
on the verge of collapse expr. çöküşün eşiğinde
Idioms
collapse under the weight of (someone or something) f. (birinin ya da bir şeyin) altında kalmak
collapse under the weight of (someone or something) f. göçmek
collapse under the weight of (someone or something) f. çökmek
collapse around one's ears f. dünyası başına yıkılmak
collapse about one’s ears f. dünyası başına yıkılmak
collapse in laughter f. kahkahaya boğulmak
collapse in laughter f. kahkahadan kırılmak
collapse into a heap f. yığılıp kalmak
collapse in a heap f. yığılıp kalmak
Trade/Economic
financial collapse i. finansal çöküş
financial collapse i. mali çöküş
Law
collapse of the underlying basis of the transaction (geschäftsgrundlage/frustration of contract doctrine) i. işlem temelinin çökmesi
collapse of the basis of the transaction (geschäftsgrundlage/frustration of contract doctrine) i. işlem temelinin çökmesi
Politics
collapse of an empire i. bir imparatorluğun çöküşü
collapse of government i. hükümetin çökmesi
collapse of the country i. ülkenin çöküşü
Technical
collapse earthquake i. çöküntü yersarsıntısı
collapse earthquake i. çöküntü depremi
collapse earthquake i. çöküntü yeroynaması
saturation collapse i. doygunluk çökmesi
saturation collapse i. doygunluktan dolayı çökme
collapse resistance i. göçme direnci
collapse slump i. yıkılış çökmesi
Computer
expand/collapse expr. genişlet/daralt
collapse items expr. öğeleri daralt
collapse all conversations expr. tüm iletişimleri daralt
collapse all expr. tümünü daralt
collapse parent expr. üst öğeyi daralt
Informatics
collapse to f. daraltmak
Telecom
edge collapse i. ayrıt çökertme
congestion collapse i. tıkanıklıktan dolayı çökme
Electric
voltage collapse i. gerilim çökmesi
Construction
collapse failure i. göçme
Automotive
piston collapse i. piston çökmesi
piston collapse i. piston çökmesi
Aeronautic
full frontal collapse i. önden kapanma
Marine
collapse doline i. çöküntü dolini
Medical
sudden cardiovascular collapse i. ani kardiyovasküler kollaps
alveolar collapse i. alveollerin kapanması
lung collapse i. akciğer kollapsı
cardiovascular collapse i. kardiyovasküler kolaps
cardiovascular collapse i. kardiyovasküler kollaps
cardiovascular collapse and respiratory failure i. kardiyovasküler kollaps ve solunum yetersizliği
facial collapse i. yüz çökmesi
Physics
collapse of vacancies i. atom boşlukları çökmesi
Astronomy
gravitational collapse i. kendi kütleçekiminin etkisi ile gökcisminin içe doğru patlayıp küçülerek daha yoğun bir hale gelmesi
gravitational collapse i. kütleçekiminin etkisiyle yıldızlararası gazdan yıldızların, yıldız kümelerinin ve galaksilerin oluşumu
direct collapse black hole i. direkt çöküş kara deliği
direct collapse black hole (dcbh) i. direkt çöküş kara deliği
direct collapse black hole (dcbh) i. doğrudan çökmüş kara delik
core-collapse supernova i. içe çökmeli süpernova
gravothermal collapse i. gravotermal çöküş
gravitational collapse i. kütleçekimsel çöküş
core collapse i. çekirdek çöküşü
direct collapse black hole (dcbh) i. süpernova patlaması sonrası değil doğrudan gaz bulutlarının kütleçekimi altında çökmesiyle oluşan kara delikler
core collapse i. yıldızın çekirdeğine çökmesi
core-collapse supernova i. çekirdeğe çökmeli süpernova
core collapse i. çekirdeğe çöküş
Apiculture
colony collapse syndrome i. koloni çöküş sendromu
colony collapse disorder i. koloni çöküş sendromu
Social Sciences
societal collapse i. toplumsal çöküş
civilizational collapse i. toplumsal çöküş
Environment
collapse of basin i. çöküntü havzası
bank collapse i. sedde yıkılması
collapse of volcanic edifice i. volkan tepesinin çökmesi
Geology
collapse potential i. çökme potansiyeli
internal structure collapse i. iç yapı çökmesi
collapse in on itself f. kendi üzerine çökmek
collapse in on itself f. kendi içine çökmek
Military
collapse depth i. ezilme derinliği
collapse of landing gear i. iniş takımının çökmesi