oyuncak - Turco Inglés Diccionario

oyuncak

Significados de "oyuncak" en diccionario inglés turco : 14 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
oyuncak toy n.
Children in this age group will put any toy in their mouths.
Bu yaş grubundaki çocuklar her oyuncağı ağızlarına götüreceklerdir.

More Sentences
General
oyuncak plaything n.
That is too precious to become the plaything of wealthy, western tourists.
Bu, zengin ve batılı turistlerin oyuncağı olamayacak kadar kıymetlidir.

More Sentences
oyuncak putty n.
oyuncak child's play n.
oyuncak sport n.
oyuncak cinch n.
oyuncak gewgaw n.
oyuncak laughingstock n.
oyuncak trinket n.
oyuncak lakin [dialect] n.
oyuncak bauble n.
oyuncak die [scotland] n.
oyuncak gay [dialect] [uk] n.
oyuncak pretty [dialect] n.

Significados de "oyuncak" con otros términos en diccionario inglés turco: 276 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
oyuncak bebek doll n.
When we open up the doll we find new dolls inside.
Oyuncak bebeği açtığımızda içinde yeni bebekler buluruz.

More Sentences
General
oyuncak bebekler dolls n.
Very much like Russian dolls, one doll inside another.
Rusların oyuncak bebeklerine çok benziyor, bir bebek diğerinin içinde.

More Sentences
oyuncak kutusu toy box n.
Take this to your toys box.
Bunu oyuncak kutuna götür.

More Sentences
oyuncak dükkanı toy store n.
The toy store is by the school.
Oyuncak dükkanı okulun yanında.

More Sentences
oyuncak bebek doll n.
I want that doll!
Ben şu oyuncak bebeği istiyorum!

More Sentences
oyuncak düdük tin whistle n.
I don't know how to play the tin whistle.
Oyuncak düdüğü nasıl çalacağımı bilmiyorum.

More Sentences
oyuncak ayı teddy bear n.
He's like a big teddy bear.
Büyük bir oyuncak ayı gibi.

More Sentences
oyuncak bebek dolly n.
The little girl played with her dolly all day long.
Küçük kız bütün gün oyuncak bebeğiyle oynadı.

More Sentences
oyuncak dükkanı toy shop n.
I live next door to the toy shop.
Oyuncak dükkanının bitişiğinde oturuyorum.

More Sentences
oyuncak araba toy car n.
This toy car runs on batteries.
Bu oyuncak araba pille çalışıyor.

More Sentences
oyuncak bebek baby doll n.
My brother gave me a charming baby doll.
Erkek kardeşim bana sevimli bir oyuncak bebek verdi.

More Sentences
oyuncak askerler toy soldiers n.
The boy is playing with his toy soldiers.
Çocuk oyuncak askerleriyle oynuyor.

More Sentences
oyuncak arabalar toy cars n.
Tom likes playing with his toy cars.
Tom oyuncak arabalarıyla oynamayı seviyor.

More Sentences
oyuncak mağazası toy store n.
The toy store is by the school.
Oyuncak mağazası okulun yanında.

More Sentences
(oyuncak bebek) sindy sindy n.
She spent hours playing with her Sindy doll.
Çocuk, Sindy bebeğiyle saatlerce oynadı.

More Sentences
fırıldak oyuncak pinwheel n.
oyuncak bebek gibi olma dollishness n.
oyuncak köpek toy dog n.
elektrikli oyuncak electric toy n.
oyuncak at hobbyhorse n.
üstü açık oyuncak araba wagon n.
oyuncak dükkanı toyshop n.
oyuncak asker toy soldier n.
oyuncak evler dollhouses n.
hareket ettirildiğinde üzerindeki resimlerin göz yanılmasına sebep olduğu bir silindirden oluşan oyuncak zoetrope n.
bebeklerin diş çıkardıklarında dişetlerini kaşımaları için yapılmış plastik oyuncak teether n.
oyuncak bebek evi dollhouse n.
iple oynatılan oyuncak jumping jack n.
salıncaklı oyuncak at rocking horse n.
ufak oyuncak trinket n.
çıngırak (oyuncak) rattle n.
oyuncak tüfek popgun n.
tekerlekli salyangoz (oyuncak) pull along snail n.
oyuncak at cockhorse n.
oyuncak sandığı toy chest n.
tahta oyuncak yapımı wooden toy making n.
kurmalı oyuncak clockwork toy n.
oyuncak beşik toy cradle n.
pilli oyuncak battery-operated toy n.
oyuncak bebek arabası go-cart n.
oyuncak at hobby-horse n.
içi oyulmuş ve bir tarafına insan çehresi şekli verilmiş kabaktan oyuncak fener jack-o-lantern n.
tekerlekli ve çekmeli oyuncak pull-along toy n.
oyuncak silahlar toy guns n.
oyuncak tabanca toy gun n.
baş kısmı büyük oyuncak biblo wobbler n.
baş kısmı büyük oyuncak biblo bobblehead doll n.
baş kısmı büyük oyuncak biblo nodder n.
baş kısmı büyük oyuncak biblo bobbing head doll n.
oyuncak iskelet toy skeleton n.
kurmalı robot oyuncak windup robot toy n.
oyuncak merdiven jungle gym n.
oyuncak tırmanma merdiveni jungle gym n.
oyuncak ördek rubber duck n.
oyuncak ördek rubber ducky n.
oyuncak kutusu playbox n.
oyuncak dalgıç toy diver n.
oyuncak plaj kovası beach pail n.
bez oyuncak cloth toy n.
bez oyuncak cloth doll n.
lastik oyuncak rubber toy n.
naylon oyuncak rubber toy n.
oyuncak tren toy train n.
dolgu oyuncak stuffed toy n.
peluş oyuncak stuffie n.
dolgu oyuncak stuffie n.
dolgu oyuncak plush toy n.
peluş oyuncak plush toy n.
peluş oyuncak stuffed toy n.
oyuncak motorsiklet toy motorcycle n.
oyuncak motosiklet motorcycle toy n.
oyuncak motosiklet toy motorcycle n.
oyuncak motorsiklet motorcycle toy n.
oyuncak sepeti toy basket n.
genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak nodder n.
genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak wobbler n.
genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak bobblehead doll n.
genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak bobbing head doll n.
oyuncak bebek kewpie n.
oyuncak bebek kewpie doll n.
oyuncak askerler tin soldiers n.
oyuncak asma çubuğu toy-bar n.
oyuncak barı toy-bar n.
oyuncak yemek seti dinnerware set n.
oyuncak tavşan toy rabbit n.
dolgu oyuncak stuffed animal n.
dolgu oyuncak hayvan stuffed animal n.
koca kafalı, dudaklı ve koca gözlü oyuncak bebek bratz n.
iskeletor ile heman arası bir oyuncak kahraman clawful n.
dolgu oyuncak tavşan stuffed toy bunny n.
oyuncak motor toy motorcycle n.
kimyasal oyuncak chemical toy n.
çekmeli itmeli oyuncak pull-push toy n.
bir tür oyuncak tekne puf-puf boat n.
bir tür oyuncak tekne toc-toc n.
bir tür oyuncak tekne pulsating water engine boat n.
bir tür oyuncak tekne putt-putt boat n.
bir tür oyuncak tekne pop-pop boat n.
bir tür oyuncak tekne hot-air-boat n.
bir tür oyuncak tekne flash-steamer n.
bir tür oyuncak tekne poof poof craft n.
bir tür oyuncak tekne crazy boat n.
bir tür oyuncak tekne phut-phut n.
bir tür oyuncak tekne can-can-boot n.
bir tür oyuncak tekne pouet-pouet n.
bir tür oyuncak tekne knatterboot n.
oyuncak makinesi claw machine n.
oyuncak yakalama makinesi claw machine n.
oyuncak makinası claw machine n.
oyuncak puset toy stroller n.
oyuncak bebek arabası toy stroller n.
topaç (oyuncak) spinning top n.
yumuşak oyuncak soft toy n.
oyuncak odası toy room n.
oyuncak kapma oyunu claw crane n.
oyuncak yakalama oyunu claw crane n.
oyuncak kapma oyunu toy crane n.
oyuncak yakalama oyunu toy crane n.
oyuncak kapma oyunu skill crane n.
oyuncak yakalama oyunu skill crane n.
oyuncak otobüs toy bus n.
oyuncak vinç toy crane n.
peluş ve yumuşak malzemelerle doldurulmuş oyuncak ayı teddy n.
oyuncak gemi toy ship n.
çocukların deneyler yaparak kimya öğrenebileceği eğitici oyuncak seti chemistry set n.
kafa sallayan köpek biçimindeki yaylı oyuncak nodding dog n.
kartın iki tarafındaki resimlerin, kart hızla döndürüldüğü zaman birleştiği oyuncak thaumatrope n.
oyuncak sandığı toybox n.
oyuncak sandığı toychest n.
oyuncak yapımcısı toyman n.
oyuncak tren seti train set n.
oyuncak kaniş toy poodle n.
dönen oyuncak twirler n.
oyuncak ayı koleksiyonu yapan kimse arctophile n.
oyuncak ayı seven kimse arctophile n.
oyuncak ayı koleksiyonu yapan kimse arctophil n.
oyuncak ayı seven kimse arctophil n.
oyuncak ayı koleksiyonu yapma arctophilia n.
oyuncak ayı sevgisi arctophilia n.
oyuncak ayı toplayan kimse arctophilist n.
oyuncak ayı koleksiyonu yapma arctophily n.
çocuklara cazip gelen tehlikeli oyuncak attractive nuisance n.
renkli halkalar (oyuncak) rock-a-stack n.
oyuncak bebek markası barbie doll® n.
içinden yaylı palyaço fırlayan kutu oyuncak jack-in-a-box n.
içinden yaylı palyaço fırlayan kutu oyuncak jack-in-the-box n.
hareket ettirildiğinde üzerindeki resimlerin göz yanılmasına sebep olduğu bir silindirden oluşan oyuncak zootrope n.
dekoratif süs ve oyuncak yapan kimse knacker n.
(kukla, oyuncak bebek) acayip tasvir mammet [dialect] n.
(kukla, oyuncak bebek) acayip tasvir maumet [dialect] n.
oyuncak tırmanma merdiveni junglegym n.
dönen oyuncak whirligig n.
blok oyuncak block n.
(oyuncak) yapı bloğu block n.
oyuncak yapı bloğu building block n.
ünlü veya çizgi film karakteri şeklindeki büyük kafalı oyuncak bebek bobblehead n.
oyuncak bebek mawmet n.
kaldıracın çalışıp bir düzeneği harekete geçirmesi ile para yatırılabilen oyuncak banka mechanical n.
kaldıracın çalışıp bir düzeneği harekete geçirmesi ile para yatırılabilen oyuncak banka mechanical bank n.
lunaparkta havada dikey dönüş hareketini simüle eden oyuncak loop-the-loop n.
oyuncak olarak kullanılan çember gird [scotland] n.
at başlı değnek şeklindeki bir oyuncak hobby n.
fok derisinden yapılmış, baykuşa benzeyen bir oyuncak markası ookpik® [canada] n.
baykuş şeklinde el yapımı oyuncak ookpik n.
bir oyuncak bebek markası barbie doll® n.
bir oyuncak bebek markası barbie® n.
bir tür ahşap oyuncak bebek dutch doll n.
grotesk siyahi erkek şeklinde tasarlanmış oyuncak bebek golliwog n.
grotesk siyahi erkek şeklinde tasarlanmış oyuncak bebek golliwogg n.
savaş zamanı popüler hale gelmiş küçük tüylü bir oyuncak gonk n.
dört tekerlekli çocuk oyuncak arabası coaster wagon n.
oyuncak ev doll's house n.
(oyuncak eve benzer) küçük ev doll's house n.
oyuncak bebekler diyarı dolldom n.
oyuncak bebekler dünyası dolldom n.
oyuncak bebeklik dollhood n.
oyuncak bebeklik dolliness n.
oyuncak bebek gibi olma dolliness n.
oyuncak ev doll's house n.
içine oyuncak bebek ve minyatür mobilya yerleştirilebilen küçük ev modeli doll's house n.
oyuncak rüzgar gülü pinwheel wind collector n.
küçük oyuncak bebek popelote n.
oyuncak bebek poppet [dialect] n.
oyuncak mermi pellet n.
oyuncak bebek koleksiyoncusu planganologist n.
oyuncak bebek koleksiyonculuğu planganology n.
(özellikle yatılı okullarda) çocukların oyuncak ve eşya sandığı play-box n.
oyuncak edilen kimse plaything n.
kum yığınından oluşan oyuncak sandpile n.
talaş dolgulu oyuncak bebek sawdust doll n.
oyuncak olarak kullanılan çember garth [dialect] n.
rahatlatıcı oyuncak security blanket n.
oyuncak org plastic organ n.
pelüş oyuncak plushie n.
kurmalı oyuncak wind-up toy n.
peluş oyuncak cuddly toy [uk] n.
içi dolgulu oyuncak cuddly toy [uk] n.
orman hayaletine benzeyen oyuncak bebek skookum n.
elektrikli oyuncak yarış arabası slot car n.
oyuncak araba yarışı slot racing n.
küresel oyuncak global toy n.
oyuncak ayı bear n.
ördek sesi çıkaran oyuncak squawker n.
sesli oyuncak ördek squawker n.
vak vak sesi çıkaran oyuncak squawker n.
ses çıkaran oyuncak squeaker n.
sesli oyuncak squeaker n.
öten oyuncak squeaker n.
sopadan yapılan oyuncak at stick horse n.
(çocukların hazırladığı) oyuncak sığınak den n.
elinde oyuncak olmak be putty in somebody's hands v.
bir şeyle oyuncak gibi oynamak noodle v.
oyuncak toplamak pick up toys v.
oyuncak bebekle oynamak play with a doll v.
oyuncak bebek büyüklüğünde doll-sized adj.
oyuncak bebek gibi dollish adj.
oyuncak olarak tasarlanmış toy adj.
oyuncak ayı gibi teddy-bear-like adj.
oyuncak bebeğe benzeyen dollish adj.
Phrasals
(bir şeyi) oyuncak etmek toy with (something) v.
(birini) oyuncak etmek toy with (someone) v.
Colloquial
oyuncak olmak get played like a fiddle v.
birinin elinde oyuncak olmak get played like a fiddle v.
Idioms
çok heyecanlı bir oyuncak (lunaparkta) e-ticket ride n.
birinin elinde oyuncak olmak be putty in somebody's hands v.
elinde oyuncak olmak be made a cat's paw of someone v.
elinde oyuncak olmak be putty in someone's hands v.
(birini) elinde oyuncak etmek have (someone) turned around (one's) (little) finger v.
(birini) elinde oyuncak etmek have (someone) twisted around (one's) (little) finger v.
(birini) elinde oyuncak etmek have (someone) wound around (one's) (little) finger v.
(birini) elinde oyuncak etmek have (someone) wrapped around (one's) (little) finger v.
(birini) elinde oyuncak etmek turn (someone) around (one's) (little) finger v.
birinin elinde oyuncak olmak be like putty in someone's hands v.
birinin elinde oyuncak olmak be like wax in someone's hands v.
birinin elinde oyuncak olmak be like putty in someone's hands v.
birinin elinde oyuncak olmak be like wax in someone's hands v.
birinin elinde oyuncak olmak be played like a fiddle v.
(birinin) elinde oyuncak olmak be putty in (one's) hands v.
(birinin) elinde oyuncak olmak be putty in (one's) hands v.
elinde oyuncak olmak be made a cat's-paw v.
(birini) elinde oyuncak etmek have (someone) turned round (one's) (little) finger v.
(birini) elinde oyuncak etmek have (someone) twisted round (one's) (little) finger v.
(birini) elinde oyuncak etmek have (someone) wound round (one's) (little) finger v.
(birini) elinde oyuncak etmek have (someone) wrapped round (one's) (little) finger v.
(birini) elinde oyuncak etmek turn (someone) round (one's) (little) finger v.
(birini) elinde oyuncak etmek wrap (someone) round (one's) (little) finger v.
birinin elinde oyuncak olmuş putty in someone's hands adj.
elinde oyuncak olmuş wrapped around (one's) little finger adj.
(birinin) elinde oyuncak olmuş (like) putty in somebody's hands expr.
Speaking
bu oyuncak bebekler kimi? whose dolls are these? expr.
bu oyuncak bebekler kime ait? whose dolls are these? expr.
Trade/Economic
çeşitli köpük ve lastik oyuncakları satan bir ticari oyuncak markası nerf® n.
Industry
oyuncak endüstrisi toy business n.
oyuncak endüstrisi toy industry n.
Technical
oyuncak tabancada kullanılan patlayıcı cap n.
oyuncak güvenliği safety of toys n.
ev yapımı bir tür oyuncak tabanca rubber band pistol n.
Computer
oyuncak ayı ve ay teddy and moon n.
gerçek evcil hayvan hareketlerini taklit eden elektronik bir oyuncak cyberpet n.
Furniture
oyuncak dolabı toy cupboard n.
Psychology
oyuncak bebek korkusu paedophobia n.
oyuncak bebek korkusu pedophobia n.
Optics
kartın iki tarafındaki resimlerin kart hızla döndürüldüğü zaman birleştiği optik oyuncak enorthotrope n.
Physics
iki döner disk ile eğlenceli figürler veya resimler üreten optik oyuncak anorthoscope n.
aynalar yardımıyla çizgi film görüntüsü oluşturan silindir oyuncak praxinoscope n.
Religious
aborijinlerin dini ritüellerde veya oyuncak olarak kullandığı tahta çıta thunderstick n.
aborijinlerin dini ritüellerde veya oyuncak olarak kullandığı tahta çıta bull-roarer n.
genelde çocuklara hediye olarak verilen belirli bir ruhu simgeleyen oyulmuş oyuncak bebek kachina n.
aborijinlerin dini ritüellerde veya oyuncak olarak kullandığı tahta çıta bullroarer n.
Music
beş sent ile çalışan oyuncak piyano nickelodeon n.
Cinema
bir korku filmi oyuncak bebek karakteri chucky n.
Archaic
oyuncak dükkanı işleten kimse toyman n.
oyuncak tüfek potgun n.
Modern Slang
heykel, oyuncak bebek, vitrin mankeni gibi objelere karşı duyulan cinsel ilgi/fetiş agalmatophilia n.
instagram'da kızların modaya uygun kıyafetler giydirilmiş oyuncak bebeklerinin fotoğraflarını paylaştıkları bir etiket agig (american girl instagram) n.
genellikle erkek çocuklarının oynadığı ve bazıları mekanik özelliklere sahip olan oyuncak bebek action doll n.