sivri - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

sivri



"sivri" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 34 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
sivri pointed s.
sivri sharp s.
General
sivri nipping i.
sivri jagged s.
sivri keen s.
sivri incisive s.
sivri angular s.
sivri edged s.
sivri beaked s.
sivri extreme s.
sivri spinose s.
sivri spired s.
sivri pungent s.
sivri spinous s.
sivri acute s.
sivri sharp pointed s.
sivri penetrant s.
sivri acuate s.
sivri pointy s.
sivri aculeate s.
sivri hornlike s.
sivri gleg [scotland] s.
sivri gingery s.
sivri picked [dialect] s.
sivri salt s.
sivri snelly [scotland] s.
sivri squab [obsolete] s.
sivri stingy [dialect] s.
Technical
sivri aculeate i.
Marine
sivri jib-headed s.
Biology
sivri acanthous s.
Marine Biology
sivri atlantic bonito i.
Botanic
sivri acanthous s.
Geology
sivri crest i.

"sivri" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
sivri uçlu çubuk spike i.
sivri uç spike i.
sivri uçlu demir spike i.
sivri uçlu pointed s.
General
uzun ve sivri diş fang i.
sivri akıllı smart aleck i.
sivri uç prong i.
uzun sivri diş fang i.
köpekbalıklarını uzak tutmaya yarayan ucu sivri kısa sopa shark billy i.
sivri uç cusp i.
sivri demir gad i.
bir su kütlesine uzanan sivri kara parçası cape i.
kulenin sivri uçlu tepesi spire i.
kazma (sivri) pick i.
sivri uç prickle i.
sivri bir şeyin açtığı delik prick i.
etkileyici bir şekilde sivri bir dille yazan kimse epigrammatizer i.
sivri kemer lancet arch i.
dik veya sivri kayalık crag i.
sivri uçlu silah (kılıç, bıçak vb) edged weapon i.
sivri kenar arris i.
sivri dağ sırası arete i.
sivri şey broach i.
sivri uçlu kaya jag i.
sivri uç jag i.
çekicin sivri ucu peen i.
sivri ökçe spike heel i.
sivri uçlu alet prong i.
sivri akıllı clever dick i.
kadın ayakkabısında ince ve sivri uçlu ökçe stiletto heel i.
sivri kavis lancet arch i.
sivri kemerli pencere lancet window i.
sivri uçlu kule (kiliseye ait) steeple i.
savunmada kullanılan ve sivri kazıklardan yapılmış çit palisade i.
sivri tepeli kemer ogee arch i.
sivri uç point i.
sivri uçlu mızrak jerreed i.
kazma (sivri) pickax i.
bazı şeylerin sivri ön bölümü cape i.
sivri kavisli pencere lancet window i.
basık sivri kemer equilateral arch i.
basık sivri kemer drop arch i.
cevizin içini çıkarmak için kullanılan sivri uçlu araç nutpick i.
sivri uç feather edge i.
sivri uç featheredge i.
basık sivri kemer four-centered arch i.
sivri uçlu taş/kaya needle i.
sivri uç peak i.
sivri uçlu çekiç peen hammer i.
sivri/keskin diş sharp tooth i.
sivri/sivri uçlu şapka pointed hat i.
ucu sivri sopa/çubuk sharpened stick i.
şekil itibarıyla kaşığa benzeyen ucunda üç sivri çıkıntı olan mutfak gereci spork i.
sivri uçlu eğri sharp pointed curve i.
sivri çene pointed chin i.
kazma (sivri) pickaxe i.
sivri dişler pointed teeth i.
sivri uç acumen i.
sivri uç acumination i.
sivri kemer acute arch i.
sivri dilli olma acridity i.
sivri kavis acute arch i.
sivri dilli olma acridness i.
sivri uç/köşe cant i.
sivri dil tang i.
sivri çatal tang i.
kabuklu yemişlerin içini çıkarmada kullanılan küçük, sivri uçlu alet nut pick i.
iğneye benzeyen ince ve sivri uçlu nesne needle i.
ucu sivri dikilitaş needle i.
sivri kaya needle i.
sivri diş pointy tooth i.
çelik çomak oyunundaki ucu sivri tahta parçası trippet [dialect] i.
ortaçağ savaşlarında bariyer olarak kullanılan sivri uçlu döner çerçeve turnpike [obsolete] i.
alet veya silahın ince sivri çıkıntılı parçası tyne i.
sivri uç jog i.
bitkinin sivri ucu beak i.
sivri olmama unpointedness i.
sivri uçlu olmama unpointedness i.
kesici aletin sivri ucu veya yüzeyi basil i.
sivri kayalık knag i.
keskin ve sivri bir araçla yapılan kuvvetli darbe knife thrust i.
bıçağın sivri ucu knife-point i.
sivri uçlu silah chib i.
kısa sivri sakal vandyke i.
kurşun kafesi cilalamak için kullanılan ucu sivri ahşap alet latterkin i.
avustralyalı aborijinlerin kullandığı sivri uçlu ağır bir silah türü leeangle i.
iki yayın kesişmesiyle oluşan sivri uçlu oval bir şekil mandorla i.
bir veya daha fazla sayıdaki sivri uçlu oval taştan meydana gelen yüzük seti marquise i.
sivri uçlu oval şeklindeki değerli taş marquise i.
orta çağ'da süvarilerin zırh delmek için kullandıkları, başının bir kısmı sivri olan çekice benzer bir silah martel i.
orta çağ'da süvarilerin zırh delmek için kullandıkları, başının bir kısmı sivri olan çekice benzer bir silah martel-de-fer i.
orta çağ'da süvarilerin zırh delmek için kullandıkları, başının bir kısmı sivri olan çekice benzer bir silah martel de fer i.
sivri uçlu kısa iğne blunt i.
ince ve sivri suratlı kimse hatchet face i.
ince ve sivri suratlı kimse hatchet-face i.
deliği sivri uçlu bir aletle genişletmek broach i.
sivri uçlu nesne brod [dialect] [uk] i.
ingiltere'nin kuzey kıyılarında kullanılan sivri kıçlı bir kürekli tekne mule i.
sivri uçlu yazma ve işaretleme aleti graphium i.
sivri uçlu kaya parçası rock i.
sivri uçlu küçük çıkıntı barb i.
kavramayı desteklemek için ayakkabılara takılan sivri uçlu demir araç crampoons i.
sivri uç cuspis i.
ağaç dikme gibi faaliyetlerde deliklere sokulan sivri uçlu çelik çubuk driving iron i.
sivri uç ile çalışılabilen kısım pick i.
sivri uçla yapılan gölgelendirme pick i.
açmak, tutmak için kullanılan sivri uçlu alet pick i.
sivri uçlu alet pick [dialect] [uk] i.
sivri uç pick [obsolete] i.
(oymalı veya sivri kenarlı) dekoratif bir yaka fistosu pickadilly i.
(oymalı veya sivri kenarlı) dekoratif bir yaka fistosu pickadil i.
argacın arıştan geçirilmesi için kullanılan sivri uçlu alet pick-up stick i.
kaymayı engelleyen altı sivri çıkıntılı baston pike i.
14 ve 15. yüzyıllarda giyilen bir ayakkabının uzun ve sivri ucu pike i.
sivri uçlu bir aletle vurulan darbe pike [dialect] i.
sivri uçlu sakal pike-devant i.
alt kolu sivri olan haç cross fitche i.
kollarının uçları iki sivri uca ayrılan haç cross double fitché i.
(saç uçlarının tüy gibi sivri durduğu) kısa katlı bir saç modeli feathercut i.
ince sivri kenar featheredge i.
sivri kenar feather-edge i.
baş örtüsünün sivri ön bölümü peak [obsolete] i.
sivri uçlu sakal peak [obsolete] i.
sivri uçlu bir kadın şapkası modeli pixie i.
sivri uçlu bir kadın şapkası modeli pixy i.
poulaine ayakkabının sivri ucu poulaine i.
sivri cisim batmasından ileri gelen acı prick i.
sivri uç batmasından ileri gelen acı prickle i.
sivri uçlu bir silahla yapılan saldırı foin i.
manikürde kullanılan sivri ve yuvarlak uçlu genellikle portakal ağacından yapılan kaleme benzeyen ince bir çubuk orange stick i.
sivri uçlu aletlerle yapılan nokta prick i.
ucu sivri obje prick i.
kumu tutmaya yarayan sivri bir çıkıntı pricker i.
dik durması için muma yapıştırılan sivri uç pricket i.
sivri uçlu şamdan pricket i.
küçük sivri uç pricket [obsolete] i.
dövüş horozuna takılan keskin kenarlı ve sivri uçlu çelik mahmuz slasher i.
sivri dillilik snap i.
sivri dilli tip criticizer i.
sivri ve çıkıntılı ön kısım prow i.
sivri çıkıntı snug [obsolete] i.
sivri uç spicula i.
sivri uç spiculum i.
kağıtları ortadan delerek bir arada tutan sivri çelik gereç spike i.
sivri topuklu ayakkabı spike i.
sivri topuklu ayakkabı spike heel i.
derin sulama için toprağa doğru itilen, bahçe hortumuna bağlı sivri uçlu ve delikli boru spiker i.
sivri uçlu silah saplama stab i.
sivri uçlu silah saldırısı stab i.
ucu sivri bitişli bir sakal türü stiletto i.
bir uzva sivri bir şeyi batırmak prick something on f.
çekicin sivri ucu ile vurmak peen f.
sivri bir şey bir uzva batmak prick something on f.
etrafına sivri kazıklar dikerek çit çevirmek palisade f.
çıkartmak (sivri aletle/tırnaklarla) pick f.
sivri demir ile delmek spike f.
sivri bir şeyle açmak pick f.
sivri bir şeyi -e batırmak prick f.
sivri bir aletle kazmak/delmek/açmak/kırmak pick f.
köreltmek (köşeli veya sivri uçlu silah vb.) rebate f.
sivri bir dille söylemek tang f.
sivri uçlu bir aletle delmek thrill [obsolete] f.
(sivri bir şeyle) dürtmek thrust f.
sivri bir şeyle dürtmek jag f.
sivri bir şey ile delmek jag f.
(bir yüzeyi) sivri uçlarla kaplamak bestud f.
deliği sivri uçlu bir aletle genişletmek broach f.
sivri uçlu bir alet ile vurarak oluşturmak peck f.
sivri uçlu aletle delmek pounce [obsolete] f.
sivri uçlu aletle yarmak sax [dialect] [uk] f.
sivri uçlu aletle kesmek sax [dialect] [uk] f.
(sivri cisim) batmak prick f.
sivri bir şeyle delmek dart [obsolete] f.
sivri uçlu bir silahla saldırmak foin f.
sivri uçlu aletle sabitlemek prick [obsolete] f.
sivri uçla delikten geçirmek prick [obsolete] f.
sivri ucu batırarak itmek prick [obsolete] f.
sivri uç oluşturmak spike f.
sivri bir alet ile öldürmek stick f.
sivri bir alet ile parçalamak stick f.
sivri uçlu cusped s.
sivri uçlu jagged s.
sivri uçlu spiky s.
sivri akıllı smart alecky s.
sivri uçlu sharp s.
sivri kafalı obstinate s.
sivri uçlu cuspidal s.
sivri uçlu spicular s.
sivri çeneli prognathous s.
sivri uçlu keen s.
sivri ucu olan keen s.
en sivri sharpest s.
iğne gibi sivri uçlu needlelike s.
(açı) sivri acute s.
sivri burunlu (ayakkabı) pointy-toed s.
sivri uçlu pointy-toed s.
sivri dilli sharp-tongued s.
sivri olmayan obtuse s.
sivri uçlu peaky s.
sivri uçlu acuate s.
sivri dilli snippy s.
sivri akıllı bright spark s.
sivri dişleri olan fanged s.
sivri uçlu cuspidate s.
iğne gibi sivri uçlu needle-like s.
sivri uçlu aculeate s.
sivri dilli tart-tongued s.
mızrak gibi sivri uçlu lancelike s.
sivri dilli attack s.
sivri uçsuz unbarbed s.
(sivri aletle, tırnaklarla) çıkartılamayan unpickable s.
sivri aletle delinemeyen unpickable s.
sivri uçlu olmayan unpointed s.
sivri olmayan unpointed s.
sivri uçlu barbated s.
sivri oyuklu quirked s.
sivri oyuklarla şekillendirilmiş quirked s.
ince ve sivri suratlı hatchet-faced s.
sert kıl gibi sivri uçlu bristle-pointed s.
birden fazla sivri ucu bulunan multipronged s.
çok sivri oversharp s.
sivri burunlu beaky-nosed s.
(bıçak) sivri sırtlı dorsal s.
(bıçak) tek tarafı sivri olan dorsal s.
(bıçak) sivri sırtlı dosel s.
(bıçak) tek tarafı sivri olan dosel s.
sivri uçlu cuspal s.
sivri uçlu cuspid s.
sivri çıkıntılı fanged s.
sivri dişi olmayan fangless s.
sivri dişe benzeyen fang-like s.
çok sivri fang-like s.
sivri uçlu picked [dialect] s.
sivri uçlu piked s.
sivri kenarlı featheredge s.
sivri yapılı peakish s.
sivri dişli saw-like s.
sert ve sivri parçacıklardan oluşan sharp s.
sivri burunlu sharp-nosed s.
sivri dişli sharp-toothed s.
sivri fare büyüklüğünde olan shrew-sized s.
sivri dilli snip-snap s.
olta gibi sivri uçlu bearded s.
sivri uçlu beardy s.
(haç) sivri paralel kenarlı pointed s.
sivri burun pointed-toe s.
sivri uçlu pointed-toe s.
sivri uçlu spiciferous s.
sivri uçlu çubuk şeklinde spiciform s.
sivri uçlu spiculate s.
sivri uçlu spiculated s.
sivri uçlu stabby s.
hafif sivri subspinous s.
aşırı sivri supersharp s.
sivri bir şekilde incisively zf.
sivri uçlu bir biçimde spikily zf.
içine sivri bir şey sokarak pokingly zf.
sivri bir halde angularly zf.
sivri bir şekilde pungently zf.
sivri dilli bir şekilde acridly zf.
sivri bir şekilde snelly zf.
sivri anlamına gelen bir ön ek oxy- ök.
sivri uçlu anlamına gelen bir ön ek oxy- ök.
sivri açılı anlamına gelen bir ön ek oxy- ök.
Phrasals
sivri bir şeyi saplayarak çıkarmak spear out f.
bir şeyi (bir şeyden) sivri bir şeyin ucuna saplayarak çıkarmak spear something out (of something) f.
bir şeyi sivri, keskin, dişli, pürüzlü bir şeye takıp yırtmak/sökmek tear something on something f.
Phrases
ne mutlu o küçük sivri kafana bless your pointy little head expr.
sivri zeka! bless your pointy little head expr.
Proverb
anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az a nod is as good as a wink to a blind bat
Colloquial
sivri akıllı a bright spark i.
sivri nesne pointy i.
yüzü çirkin, ince, keskin veya sivri hatlara sahip olan (kişi) weasel-faced s.
Idioms
eskiden aptal veya tembel öğrencilere giydirilen uzun, ucu sivri şapka dunce cap i.
sivri dil sharp tongue i.
sivri dil barbed tongue i.
sivri zeka a smart alec [uk] i.
sivri zeka a smart aleck i.
sivri zeka a smart alec i.
sivri zeka a smart aleck i.
sivri bir şeyle işaret etmek jab at f.
sivri dilli olmak give rough edge of one's tongue f.
sivri dilli olmak give the rough edge of one's tongue f.
sivri bir dili olmak have a sharp tongue f.
sivri bir şeyi birine doğrultmak jab at f.
ip ipullah sivri külah stony broke expr.
anlayana sivri sinek saz a word to the wise expr.
Speaking
sivri kulaklı adam the guy with the pointy ears expr.
Industry
ham pamuk veya yünü açıp temizlemekte kullanılan bir dizi döner sivri uçlu tekstil makinesi willying machine i.
Technical
sivri oval biçimde kesilmiş değerli taş navette i.
vanalarda vb. giriş veya çıkışı kontrol eden ince sivri çubuk needle i.
sap üzerine monte edilip sıralanmış delgili kartları düzenlemeye yarayan ince sivri çubuk needle i.
sap üzerine monte edilip sıralanmış delgili kartları düzenlemeye yarayan ince sivri çubuk tumbler i.
torna tezgahında kısa ve sivri uçlu konikleri döndürmekte kullanılan bir alet turret angle-rack tool i.
çekicin sivri ucu peen i.
iki ucu sivri pergel chart divider i.
karınlı sivri tonoz bohemian vault i.
keskin veya sivri uçlu nesneler sharp-edged objects i.
kolay bükülen çok ince sivri uç feather edge i.
sivri anlamında bir önek oxy i.
sivri uçla çizme scribing i.
sivri uçlu kare rondela square taper washer i.
sivri tonoz conical vault i.
sivri ağızlı parça pointed adapter i.
sivri uç prong i.
sivri uçla delme transfixing i.
sivri uçlu nesneler pointed objects i.
sivri çentik dayancı sharp-notch strength i.
sivri uçlu taşçı çekici bit i.
sivri uçlu alet prong i.
sivri uç stub i.
sivri iğ dip yatağı cone point spindle i.
sivri kama taper key i.
sivri uç jag i.
sivri uç pointed end i.
sivri uçlu kazık tapered pile i.
sivri kemer ogive i.
sivri çıkıntı cusp i.
sivri çentik sharp notch i.
sivri bom stub boom i.
sivri uçlu yazma ve işaretleme aleti stylus i.
sivri yaprak acuminate leaf i.
sivri eğme ogive i.
sivri çekiç hammer pick i.
sivri uç pointed nose i.
sivri kemer pointed arch i.
sivri uç bezel i.
ucu sivri çizgi aleti scriber i.
uzun sivri diş tusk i.
ucu sivri spiked i.
uzun ve sivri spiky i.
örsün boynuzu andıran sivri görünümlü ön ucu anvil horn i.
dikenli telin sivri ucu barb i.
iki yayın kesişmesiyle oluşan sivri uçlu oval bir şekil vesica piscis i.
sivri uç bit i.
kabartmayı ikiye bölen sivri kenar quirk i.
dikenli telin sivri ucu witter [scotland] i.
keskin ve sivri çıkıntıları olan kalın eğe wood file i.
kaviteyi ortaya çıkarmak veya temizlemek için kullanılan sivri uçlu düz alet blowpipe i.
sivri uçlu alet brog [scotland] i.
sivri çivili kiriş hersillon i.
hançer ucunu andırıp keresteleri birbirine takmak için kullanılan sivri uçlu bir metal parçası dag i.
hançer ucunu andırıp kömür kırma merdanelerinde kullanılan sivri uçlu bir metal parçası dag i.
sivri çim ucu pile i.
kumaş veya kağıt tutturmada kullanılan sivri uçlu parça pin i.
çekicin sivri ucu pane i.
ince ve sivri nesne dart i.
kıyafetleri vücut kıvrımlarına oturtmak için dikilen sivri kat dart i.
elektroensefalogramda izlenen dalganın sivri uçlu kısmı dart i.
sivri testere dişi fleam tooth i.
(ateşli silah havalandırma deliğini/kartuşu delmek için) sivri uçlu tel priming wire i.
toprağı döndürmek yerine parçalayıp karıştırması için sabanın ucuna takılan sivri uçlu metal levha plow shovel i.
taşı sivri bir aletle yontma veya oyma işlemi scotching i.
(kalıptaki ürün tokmakla dövülürken gevşek kısımların sabitlenmesinde kullanılan) sivri uçlu çubuk skewer i.
sivri taş parçası point i.
mürekkep uygulama aparatında sivri uçlu tırtıklı metal parça point i.
yaprak yayda sivri uç point i.
keskin ve grafikte sivri görünen yükseliş spike i.
(tarak gemisini demirlemek için kullanılan) dört sivri uçlu direk/kazık spud i.
sivri uçlu bir aletle delmek job f.
sivri oyuklarla şekillendirmek quirk f.
(metali) örsün sivri kısmı ile düzlemek horn f.
örsün sivri kısmı ile dövmek horn f.
çekicin sivri ucu ile vurmak rivet f.
sivri alet ile fazla metali çıkarmak cut f.
çekicin sivri ucuyla vurmak pane f.
(taşı) sivri bir aletle yontmak scotch f.
(taşı) sivri bir aletle delmek scotch f.
(sivri aletle) taş yüzeyini düzeltmek point f.
sivri bilenmiş edged s.
sivri ucu olan keen s.
sivri uçlu steeple-head s.
sivri uçlu taper s.
sivri uçlu pierced s.
sivri başlı steeple head s.
sivri uçlu keen s.
sivri uçlu pointed s.
sivri olmayan obtuse s.
sivri ve keskin dişli sabre-toothed s.
sivri uçlu acuminate s.
sivri ve keskin dişli saber-toothed s.
sivri uçlu jagged s.
tek bir sivri ucu olan (diş) unicuspid s.
ucu sivri acuminate s.
sivri oyuklarla şekillendirilmiş quirk s.
sivri uçlu bir ışık kaynağından iletilen (ışık) hard s.
Mechanic
torna tezgahında sivri uçlu konikleri döndüren alet turret taper tool i.
sivri uç point i.
çekicin sivri ucu pean i.
çekicin sivri ucu pein i.
çekicin sivri ucu pein i.
Radio
kristal radyo alıcısında kristal ile temas kurmaya yarayan sivri tel cat's whisker i.
Textile
ham tekstil elyaflarını açmak ve temizlemekte kullanılan bir dizi döner sivri uçlu makine twilly i.
kısa sivri topuk kitten-heel i.
sivri uçlara sahip büyük beyaz yaka vandyke collar i.
kumaş veya deride delik açmak için kullanılan küçük, sivri uçlu bir alet bodkin i.
pireneler'de yaşayan, köstebek ve sivri farelere akraba bir memelinin kürkü veya pöstekisi desman i.
boynu kapatan sivri uçlu bir başlık türü bashlik i.
sivri uçlu ince iğne sharp i.
alçak sivri ökçe kitten-heel expr.
Architecture
bina üzerindeki sivri tepeli kule pinnacle i.
sivri oyuk quirk i.
sivri kemer keel arch i.
sivri uçlu kemer keel arch i.
her iki tarafı s şeklinde eğimli ucu sivri kemer keel arch i.
sivri kemer lancet i.
sivri kavisli pencere lancet i.
sivri kemerli pencere lancet i.
sivri kemerlerin baskın olduğu 13. yüzyıl ingilteresi'ne has bir mimari tarz lancet architecture i.
sivri kemer gothic arch i.
sivri kemere benzeyen dış hat ogive i.
sivri kemere benzeyen kenar ogive i.
sivri kule tepesi broach [uk] [dialect] i.
sivri uçlu süsleme cuspidation i.
sivri uçlu kulenin ucu crown i.
sivri kemer peak arch i.
sivri kemerin ön planda olduğu mimarı tarz pointed style i.
bir veya daha fazla sivri kemeri olan lanceted s.
bir veya daha fazla sivri penceresi olan lanceted s.
sivri kemere ait ogival s.
sivri kemerle ilgili ogival s.
sivri kemer şeklinde olan ogival s.
sivri kemerler ve kaburgalı tonoz kullanımı ile karakterize olan ogival s.
(kemer) sivri pointed s.
sivri kemerli pointed s.
Construction
sivri kemer acute arch i.
çekicin sivri ucu toe i.
sivri pencere lancet i.
sivri mala pointed trowel i.
sivri kavis lancet i.
sivri kenar arris i.
sivri kemerli pencere lancet window i.
sivri uçlu mala pointed trowel i.
sivri kemer ogive i.
sivri kemer lancet arch i.
sivri tonoz pointed vault i.
sivri kemer ogee arch i.
sivri tepeli kule pinnacle i.
sivri çatı pointed roof i.
sivri alınlık pointed pediment i.
sivri kubbe pointed dome i.
sivri dere arris gutter i.
sivri bir yapı beak i.
kama olarak kullanılan ucu sivri metal veya ahşap blok glut i.
(tuğla duvar yüzeyini sivri bir cisim ile) pürüzlendirmek stab f.
Lighting
uzun, ince ve sivri şekli olan dekoratif özellik obelisk i.
Woodworking
(tahta zemin üzerindeki) sivri budak spike knot i.
Automotive
sivri uçlu düz karkaburun needle-nose pliers i.
sivri uçlu eğri kargaburun bent needle-nose pliers i.
sivri uçlu kaporta çekici pick hammer i.
sivri uçlu mil eğe flat mill file i.
sivri uçlu yıldız tornavida reed and prince i.
Traffic
basık sivri kemer lowered pointed arch i.
sivri kemer pointed arch i.
Marine
coromandel kıyılarında kullanılan iki ucu sivri hafif yük teknesi chelinga i.
sivri uçlu cusp i.
sivri uçlu kumsal yapı gilant cusp i.
sivri tepeli dalga chopping waves i.
küçük geminin güverte yapısı içerisinde bulunan ahşap sivri uçlu plak mast clamp i.
halatın tellerini açmak için kullanılan geniş ve sivri pim fid i.
zıpkın, balina avlama mızrağı gibi silahların kancalı başı veya sivri uçlarından herhangi biri fluke i.
arka ucu tekne ucu gibi sivri olan boattail s.
Mining
sivri uçlu demir gad i.
maden aracının tekerleğine takılmış sivri uçlu ani fren çubuğu jock i.
kömürü yukarıdan aşağıya indirmek için kullanılan sivri uçlu çubuk pricker [uk] i.
Medical
beyinin en sivri noktası fastigium i.
çivi gibi keskin ve sivri bir şey yüzünden oluşan derin yara puncture wound i.
sivri obje korkusu (iğne vb) trypanophobia i.
sivri obje korkusu aichmophobia i.
aşıyla kaplı sivri uçlu kemik parçası vaccine point i.
aşıyla kaplı sivri uçlu fildişi parçası vaccine point i.
sivri uçlu veya keskin kenarlı tıbbi alet sharp i.
aşılamada kullanılan ince, sivri uçlu aşı maddesi dolu kemik point i.
sivri sinek gibi böceklerin ısırıklarıyla omurgalılara bulaşıp hastalıklara yol açabilen çeşitli ipliksi nematodlardan kaynaklanan filarial s.
Anatomy
sivri uçlu örs kemiği bickern i.
iki sivri uçlu diş bicuspidate i.
sivri üçgen kemik çıkıntısı coronoid process i.
sivri üçgen kemik çıkıntısı processus coronoideus i.
(böcek/kuş kanadı veya bacağında) sivri uçlu omur spur i.
sivri çeneli tut-mouthed s.
iki sivri uçlu bicuspidate s.
sivri uçlu cuspate s.
sivri uç şeklinde olan cuspate s.
sivri uçlu cusped s.
sivri uç şeklinde olan cusped s.
sivri uçlu cuspated s.
sivri uç şeklinde olan cuspated s.
Psychology
iğne gibi sivri uçlu aletlere dokunma korkusu aichmophobia i.
iğne gibi sivri uçlu aletlere dokunma korkusu belonephobia i.
sivri eşyalardan korkma aichmophobia i.
sivri nesne fobisi aichmophobia i.
sivri uçlu objelerden korkma enetophobia i.
sivri şeylerden korkma cnidophobia i.
Dentistry
alt azı dişinin arka orta sivri ucu tetartoconid i.
alt azı dişinin arka orta sivri ucu tetarconid i.
alt azıdişinin sivri ucu tritoconid i.
tek bir sivri ucu olan diş unicuspid i.
birden fazla sivri ucu olan diş multicuspid i.
diş minesinde sivri çöküntü pit i.
dişin üstünde üç sivri ucu olan tritubercular s.