doğrusu - Türkçe İngilizce Sözlük

doğrusu

"doğrusu" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 56 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
doğrusu in fact zf.
We have a right - in fact a duty - of participation.
Katılım hakkımız, daha doğrusu görevimiz bulunmaktadır.

More Sentences
doğrusu to be honest zf.
We're all a little scared, to be honest.
Doğrusu hepimiz biraz korktuk.

More Sentences
General
doğrusu actually zf.
Actually, it's not in our interest either.
Doğrusu, bizim de işimize gelmez.

More Sentences
doğrusu indeed zf.
Indeed, it is, of course, justified.
Doğrusu elbette haklı.

More Sentences
doğrusu honestly zf.
This honestly doesn't surprise me.
Doğrusu bu beni şaşırtmaz.

More Sentences
doğrusu in fact zf.
In fact, it's a great surprise to see you here.
Doğrusu, seni burada görmek büyük bir sürpriz.

More Sentences
doğrusu at heart zf.
doğrusu the straight of it zf.
doğrusu by rights zf.
doğrusu to be truthful zf.
doğrusu in sooth to say zf.
doğrusu verily zf.
doğrusu to tell the truth zf.
doğrusu the long and the short of it zf.
doğrusu in effect zf.
doğrusu in deed zf.
doğrusu sooth to say zf.
doğrusu as a matter of fact zf.
doğrusu truly zf.
doğrusu in all conscience zf.
doğrusu strictly speaking zf.
doğrusu frankly speaking zf.
doğrusu frankly zf.
doğrusu of a verity zf.
doğrusu strictly zf.
doğrusu verrayment zf.
doğrusu wis [obsolete] zf.
doğrusu insooth [obsolete] zf.
doğrusu pardee zf.
doğrusu pardi zf.
doğrusu soothfast zf.
doğrusu parfay [obsolete] expr.
Phrases
doğrusu to speak honestly expr.
doğrusu in fairness expr.
doğrusu in (all) fairness (to one) expr.
doğrusu in conscience expr.
Colloquial
doğrusu to be quite frank expr.
doğrusu honest injun expr.
doğrusu to be frank expr.
doğrusu if I'm honest expr.
doğrusu (I'm) not going to lie expr.
doğrusu (I'm) not gonna lie expr.
doğrusu (the) fact is expr.
doğrusu tell you the truth expr.
Idioms
doğrusu if the truth be known expr.
doğrusu if the truth be told expr.
doğrusu if truth be known expr.
doğrusu if truth be told expr.
Speaking
doğrusu to tell you the truth expr.
Chat Usage
doğrusu idd (indeed) kısalt.
Archaic
doğrusu effect zf.
doğrusu soothfastly zf.
doğrusu soothlich zf.
doğrusu soothly zf.
doğrusu faith ünl.
Modern Slang
doğrusu ain't gonna hold you expr.

"doğrusu" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 91 sonuç

Türkçe İngilizce
General
daha doğrusu or rather zf.
This report, or rather its explanatory statement, is a good example of just that.
Bu rapor, daha doğrusu raporun açıklayıcı beyanı, tam da bunun iyi bir örneğidir.

More Sentences
daha doğrusu more precisely zf.
For Portugal, and more precisely for the tourist region of the Algarve, recreational craft are a daily reality.
Portekiz için, daha doğrusu Algarve turizm bölgesi için, eğlence amaçlı tekneler günlük bir gerçekliktir.

More Sentences
tam … doğrusu indeed zf.
He let you walk all the way home in the ran? A gentleman indeed!
Yağmurda eve kadar yürümene izin mi verdi? Tam bir centilmen doğrusu!

More Sentences
Medical
maruziyet (doğrusu: maruz kalma) exposure i.
Instead of the eight-hour exposure limit, it was opting for a four-hour exposure limit.
Sekiz saatlik maruziyet sınırı yerine dört saatlik maruziyet sınırı tercih edilmiştir.

More Sentences
General
akım yük doğrusu load line i.
regresyon doğrusu line of regression i.
işletme doğrusu operating line i.
komidin (doğrusu komodin) nightstand i.
maruziyet (doğrusu: maruz kalma) exposition i.
daha doğrusu rather zf.
en doğrusu in very deed zf.
işin doğrusu frankly zf.
doğrusu istenirse indeed zf.
işin doğrusu as a matter of fact zf.
işin doğrusu by all rights zf.
daha doğrusu anyway zf.
itafen (doğrusu ithafen) dedicated to ed.
daha doğrusu or bağ.
Phrases
daha doğrusu to be (more) exact expr.
Colloquial
işin doğrusu fact is expr.
(daha) doğrusu to be (more) exact expr.
daha doğrusu (bir şey) more like (something) expr.
daha doğrusu at any rate expr.
hayret doğrusu (just) fancy that [old-fashioned] [uk] expr.
hayret doğrusu goodness gracious expr.
doğrusu o değil it isn't as if/as though expr.
doğrusu o değil it's not as if/as though expr.
doğrusu şu ki know what (you know what) expr.
daha doğrusu more like expr.
daha doğrusu more like it expr.
işin doğrusu the truth of the matter expr.
Idioms
şaştım kaldım doğrusu dad fetch my buttons expr.
(biriyle ilgili olarak) doğrusu in (all) fairness (to somebody) expr.
Speaking
hayret doğrusu! unbelievable! expr.
hayret doğrusu! bloody hell! expr.
hayret doğrusu! gracious goodness! expr.
hayret doğrusu! amazing! expr.
hayret doğrusu! fancy that! expr.
hayret doğrusu! wow! expr.
hayret doğrusu! gracious me! expr.
hayret doğrusu! jesus christ! expr.
hayret doğrusu! lo and behold! expr.
hanfendi (doğrusu hanımefendi) ma'am expr.
en doğrusu it's best if expr.
pes doğrusu that beats all expr.
pes doğrusu too much of a good thing expr.
Trade/Economic
bütçe doğrusu budget line i.
dış denge doğrusu bp curve i.
en iyi uyum doğrusu line of best fit i.
eş maliyet doğrusu isocost line i.
lm doğrusu lm schedule i.
menkul değer piyasası doğrusu security market line i.
regresyon doğrusu regression line i.
sermaye piyasası doğrusu capital market line i.
ticaret olanakları doğrusu trading possibilities line i.
tüketim olanakları doğrusu consumption possibility line i.
Technical
çekül doğrusu plumb line i.
kesişme doğrusu line of intersection i.
Computer
bağlanım doğrusu regression line i.
Informatics
boş sayı doğrusu blank number line i.
Automotive
kavrama doğrusu line of action i.
strok doğrusu line of stroke i.
temas doğrusu line of contact i.
Marine
görünen hareket doğrusu relative motion i.
Medical
regresyon doğrusu regression line i.
Food Engineering
denge doğrusu equilibrium line i.
denge doğrusu equilibrium curve i.
işletme doğrusu operating line i.
Math
doğrultman doğrusu directrix i.
katlama doğrusu folding line i.
kesişme doğrusu line of intersection i.
kutup doğrusu polar line i.
kutup doğrusu polar i.
merkezler doğrusu line of centres i.
oranlı sayılar doğrusu rational line i.
rasyonel sayılar doğrusu rational line i.
sayı doğrusu numerical axis i.
regresyon doğrusu line of regression i.
sayı doğrusu number line i.
taban doğrusu base line i.
teğet doğrusu tangent line i.
doğrultman doğrusu ile bağlantısı bir konik kesit belirten sabit nokta focus i.
Geometry
doğrultman doğrusu edge of regression i.
düz bir çizginin hareket ettirilmesi ile oluşturulmuş koni ve silindir benzeri yüzeyin ana doğrusu ruling i.
doğrultman doğrusu dirigent [dated] i.
Statistics
berkson doğrusu berksonaian line i.
geri çevirme doğrusu rejection line i.
probit regresyon doğrusu probit regression line i.
regresyon doğrusu regression line i.
Linguistics
dil doğrusu tip i.
Slang
hayret doğrusu! christ ünl.