nonsense - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

nonsense

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"nonsense" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
nonsense i. safsata
nonsense i. saçmalık
nonsense s. anlamsız
nonsense s. saçma
General
nonsense i. lakırdı
nonsense i. abuk sabuk
nonsense i. kocakarı masalı
nonsense i. hava gazı
nonsense i. havagazı
nonsense i. kuru gürültü
nonsense i. boş laf
nonsense i. fasa fiso
nonsense i. herze
nonsense i. zırva
nonsense i. abes
nonsense i. ıvır zıvır
nonsense i. anlamsız söz
nonsense i. aptalca davranış
nonsense i. saçma sapan nesne
nonsense i. anlamsızlık
nonsense i. manasızlık
nonsense s. saçma sapan
nonsense s. saçma
nonsense s. manasız
nonsense s. fasarya
nonsense s. ipe sapa gelmez
nonsense s. absürt
Phrases
nonsense ünl. saçmalık!
nonsense ünl. ne aptalca!
Colloquial
nonsense s. pestenkerane
nonsense s. pestenkerani
Psychology
nonsense i. konuşma seslerinin veya simgelerinin keyfi olarak gruplandırılmasıyla üretilip testlerde kullanılan konuşma birimi
Biology
nonsense i. herhangi bir amino asit kodlamayıp genellikle protein sentezinde moleküler zinciri sonlandıran genetik bilgi
nonsense s. nükleotid üçlüsünü durdurma dizgisine dönüştüren ve yapısal genlerden birinde oluşan mutasyonla ilgili veya bu mutasyona ait olan
Literature
nonsense s. grotesk veya anormal temalar ve karakterler içeren (edebi eser)

"nonsense" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 82 sonuç

İngilizce Türkçe
General
stuff and nonsense! i. devenin başı
stuff and nonsense! i. devenin nalı
stuff and nonsense i. saçma sapan laf
utter nonsense i. deli saçması
talking nonsense i. hezeyan
perfect nonsense i. saçma şey
absolute nonsense i. saçmalığın dik alası
talk nonsense f. zırvalamak
talk nonsense f. saçmalamak
make nonsense of f. berbat etmek
talk nonsense f. saçma sapan konuşmak
talk nonsense f. sapıtmak
make nonsense of f. etkisini azaltmak
talk nonsense f. abuk sabuk konuşmak
no-nonsense s. akıllıca
no-nonsense s. pratik
no-nonsense s. doğrudan
no-nonsense s. mantıklı
no-nonsense s. ciddi
no-nonsense s. profesyonel
no-nonsense s. yapılması gerekeni yapan
no-nonsense s. hataya müsamahasız
no-nonsense s. vakur
no-nonsense s. ağırbaşlı
nonsense! ünl. saçma
Colloquial
a load of (old) rubbish, nonsense, etc. i. saçmalıktan ibaret
a load of (old) rubbish, nonsense, etc. i. tam bir çöp
a lot of nonsense i. çok aptalca şey
a lot of nonsense i. koca bir saçmalık
a load of nonsense i. saçma
a load of nonsense i. abartılmış
a load of nonsense i. uydurma
a load of nonsense i. sahte
a load of nonsense i. safsata
a load of nonsense i. kocakarı masalı
a load of (old) rubbish/nonsense i. saçmalık
a load of (old) rubbish/nonsense i. zırva
a load of (old) rubbish/nonsense i. safsata
a load of (old) rubbish/nonsense i. çöp
a load of (old) rubbish/nonsense i. palavra
spout nonsense f. saçmalamak
no nonsense s. tamamen ciddi
no nonsense s. dosdoğru
no nonsense s. doğrudan
no nonsense s. hilesiz
no nonsense s. profesyonel
Idioms
a load of nonsense i. fasa fiso
a load of nonsense i. boş laf
a load of nonsense i. şişirilmiş balon
a load of nonsense i. kuru gürültü
stuff and nonsense i. fasafiso
stuff and nonsense i. fasa fiso
stuff and nonsense i. saçma sapan
make nonsense of f. doğru olmadığını göstermek
make nonsense of f. komik duruma düşürmek
make (a) nonsense of (something) f. (bir şeyi) trollemek
make (a) nonsense of (something) f. (bir şeyi) tiye almak
make (a) nonsense of (something) f. (ciddi bir şeyle) alay etmek
make (a) nonsense of (something) f. (ciddi bir şeye) alaycı bir şekilde yaklaşmak
make nonsense of something f. bir şeyin etkisini azaltmak
make nonsense of something f. bir şeyi berbat etmek
make nonsense of something f. bir şeyi komik duruma düşürmek
make nonsense of something f. bir şeyi değersizleştirmek
make nonsense of something f. bir şeyi anlamsız hale getirmek
Speaking
I've heard enough of this nonsense! expr. bu saçmalığı yeterince duydum!
I have never heard such nonsense in my entire life! expr. hayatımda böyle saçmalık duymadım!
he won't stand any of your nonsense expr. o senin saçmalıklarına tahammül etmez
don't talk nonsense expr. saçmalama
Law
perfect nonsense i. tamamen anlamsız şey
Technical
nonsense correlation i. anlamsız ilinti
Computer
nonsense correlation i. anlamsız ilinti
Informatics
nonsense correlation i. yapay ilinti
Psychology
nonsense syllable i. hafızayı ve öğrenmeyi araştırmak için kullanılan anlamsız hece
Statistics
nonsense correlation i. alakasız korelasyon
nonsense correlation i. anlamsız korelasyon
nonsense correlation i. saçma korelasyon
Biology
nonsense mutation i. anlamsız değişim
nonsense mutation i. anlamsız mutasyon
Literature
nonsense verse i. anlamsız şiir
Linguistics
nonsense form i. anlamsız biçim
Slang
nonsense! ünl. saçma!
stop the nonsense expr. kes saçmalamayı